Sindirim ve bağışıklık sistemi ilişkisine dikkat!

Peki neden kış aylarında beslenmemize daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini hiç düşündünüz mü?

Bersu Ekinci
-A A+

Havaların soğumasıyla birlikte bizlere yediğimiz besinlere dikkat etmemiz söylenir. Kış boyunca portakal elimizden düşmezken, mantar ve sebzeleri sıklıkla tüketmeyiz. Peki neden kış aylarında beslenmemize daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini hiç düşündünüz mü?

Vücudumuzdaki bağışıklık dokularının yaklaşık %80’lik bir bölümü sindirim sistemimizde yer alır ve böylece vücudumuzun iki temel işlevini yerine getiren sistemler birbirine bağlanmış olur. Sindirim sisteminizle ilgili sorunlar yaşadığınız dönemde bağışıklık sisteminizin güçsüzleştiğini ve hastalıklara daha açık hale geldiğinizi fark edebilirsiniz.

Sindirim ve bağışıklık sistemlerinin güçlü olduğu sağlıklı bir vücut, kendimizi hasta bile hissetmeden yaygın görülen virüsler ve patojenlerle savaşabilir. Başka bir değişle güçlü bir sindirim ve bağışıklık sistemine sahip vücutlar, patojenlerin vücutta yer almasına izin vermeden mikropları istila eder ve vücudun dışına atar.

Peki hangi besinlerle bağışıklık sistemini güçlendirmek mümkün mü? Hangi besinler grip ve soğuk algınlığına iyi gelir?

Öncelikle şunu açıklığa kavuşturmalıyız, yediğiniz yiyecekler hastalıklara yakalanmanızı önlemez. Hastalıkları önlemek yerine bu besinler karaciğer ve bağırsakları güçlendirerek bağışıklık sistemine katkıda bulunur. Böylece vücudunuz güç kazanır ve tek başına enfeksiyonlarla savaşabilir. İşte bu nedenle yalnızca havalar soğuduğunda değil, her gün bağışıklık sistemini destekleyecek gıdalarla beslenmeyi amaçlamalıyız. Vücudumuzun iç zeminini kuvvetlendirdiğimiz takdirde hastalanma riskini de düşürmüş oluyoruz.

Peki bağışıklık sistemini güçlendirmek için nasıl beslenmeliyiz?

1- Her gün taze sebze ve meyve tüketmeye özen gösterin.
Bolca vitamin, mineral ve antioksidan içeren sebze ve meyvelerle beslendiğiniz zaman vücudunuzda sağlıklı bir flora yaratmak için zemin hazırlarsınız. Hepimiz sebze ve meyvelerin vücudumuz için faydalı olduğunu biliyoruz fakat her 10 kişiden 9’u günlük besinini yeterli şekilde tüketmiyor. Kendi beslenme düzeninizde en azından %50 oranında taze sebze ve meyvelere yer vermeyi hedefleyerek ilk adımı atabilirsiniz. 

2- Kendinize güzel bir gökkuşağı tabağı hazırlamaya ne dersiniz?

Sürekli aynı sebze ve meyveleri tüketmeyin. Sebze ve meyvelerin çeşitli renklerde olması içerdikleri vitamin ve antioksidanların bir göstergesi. Bu nedenle rengarenk bir meyve sebze tabağı hazırlayarak ya da her gün yediklerinizi rengine göre değiştirerek farklı vitamin ve mineralleri de vücudunuza almış olacaksınız.

3- Beslenme düzeninizde turpgillere yer vermeye özen gösterin.

Turpgil sebzeler karaciğeri ve vücudun detoks sürecini destekler ve bu süreç bağışıklık sisteminin sağlıklı kalması için çok önemlidir. Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, karalahana ve su teresi turpgil sebzelerin kolayca erişebileceğimiz türleri arasında.

4- Yiyeceklerinizi sarımsak, soğan ve zencefille tatlandırın!

Antimikrobiyal özelliği bulunan sarımsak, zencefil ve soğan üçlüsünü yemeklerinize ekleyin ve bağışıklık sisteminize çok iyi bir destek sağlayın. Bu gıdaların antimikrobiyal özelliği sayesinde vücudunuza sızan mikraplar ve bakterilerin yayılması önlenir.

5- Daha fazla mantar tüketin!

Mantarlar Asya’da yüzyıllardır geleneksel olarak bağışıklık sistemini destekleyen bir ilaç olarak kullanılıyor ve yapılan modern tıp araştırmaları bu uygulamanın neden yapıldığını bir kez daha ortaya koyuyor. Yapılan araştırmada mantarların bileşikler ve kompleks maddeler , antimikrobiyal, antibakteriyel, hipoglisemik , antialerjik ve antitümör  özelliği bulunan maddeleri bolca içerdiği ortaya çıktı. Çeşitli mantar türlerini dönüşümlü ve sıkça tüketerek bu sağlık faydalarından yararlanabilir ve bağışıklık sisteminizi güçlendirebilirsiniz.

6- Soğuk algınlığından korunmak için C Vitaminin yerine D Vitamini alın!

Uzmanlar D Vitamininin vücudun kemik, diş ve kas sağlığı için ihtiyaç duyduğu fosfat ve kalsiyum oranını düzenlediği konusunda hemfikir oldu. Ancak D vitamini yalnızca diş, kemik ve kas sağlığı için faydalı değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini destekleyen D Vitamini bakteri ve virüslerde delik açılmasını sağlıyor.

D Vitamini çoğunlukla ‘Günışığı Vitamini’ olarak da adlandırılır çünkü D Vitamini temin ettiğimiz asıl kaynak güneştir.  İngiltere gibi puslu,yağışlı ve kapalı havaların çoğunlukta görüldüğü coğrafyalarda özellikler Ocak ve Mart ayları arasında insanlar güneş ışığından yeterli miktarda D Vitamini temin edemiyor.

 D Vitamini ; somon ve sardunya gibi balıkların yağında, kırmızı ette, yumurta sarısında ve kahvaltılık gevrekler gibi üretim aşamasında vitamin eklenen besinlerde az miktarlarda da olsa bulunabiliyor.

Son günlerde uzmanlar D Vitamininin soğuk algınlığını önleyici etkisi ve solunum yolları iltihapları üzerindeki etkisini ortaya koyan ciddi çalışmalar yapıyor.  11,321 kişi üzerinde yapılan bir çalışma sonucunda D Vitamininin gerçekten ne kadar etkili olup olmadığı araştırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmış:

- D Vitamini  takviyeleri günlük ve haftalık kullanımda, aylık vitamin takviyesine oranla çok  daha etkili sonuçlar veriyor.

- Yapılan araştırmaya göre, D Vitamini eksikliği olan kişilerde takviye vitamin kullanımı çok daha etkili sonuçlar doğuruyor. D vitamini eksikliğini gidermek için takviye kullanan kişilerde enfeksiyonlarda %10 azalma saptandı

- D Vitamini takviyesi kullanan her 33 kişiden 1’i soğuk algınlığı hastalığına hiç yakalanmıyor. Grip aşısı olan her 40 kişiden 1’i asla grip hastalığına yakalanmazken bu oran D Vitamini kullanımında çok daha yüksek.

- Özellikle kış mevsiminde hastalıklardan korunmak için D Vitamini kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızı öneririz.

Bu içeriğe yorum yapın

0 Yorum