Kendine en uygun diyet hangisi?

Sağlıklı beslenmek isteyen herkes için bir alternatif mutlaka vardır. Back-Up Sağlıklı Beslenme Danışmanı Cansu Tektunalı, hareketli şehir yaşamında zinde kalmanızı sağlayacak diyet trendleri ve sağlıklı beslenme önerilerini paylaşıyor.

Kendine en uygun diyet hangisi?

-Değişen dünyada artık her şey kişiye özel… Değişen tüm alışkanlıklarımız gibi beslenme alışkanlıklarımız da hareketli şehir yaşamında değişiklik gösteriyor. Back-Up’ın Sağlıklı Beslenme Danışmanı Cansu Tektunalı, küçük tüyolarla daha sağlıklı beslenmemizi sağlayacak diyet trendlerini  paylaşıyor ve besleyici alternatifleri sunuyor;

-Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de diyabet ve hipertansiyonun görülme sıklığında büyük bir artış var. Araştırmalar gösteriyor ki 40 yaş üstü neredeyse her 4 kişiden 1’i bozulmuş glikoz toleransına veya diyabet hastalığına sahip. Dolayısıyla düşük şeker ve yüksek protein içeriğiyle “Taş Devri Diyeti” en popüler diyetlerden olmaya devam ediyor.

-Düşük şekerli diyetten bahsetmişken, şekerin sadece tatlı anlamına gelmediği, beyaz unun da bir şeker türü olduğunu söylemekte fayda var. Tüm unlu gıdalarda bulunan glüten proteini, çölyak ve otizm hastalarına önerilmiyor. Glüten içermeyen aynı zamanda da yüksek protein içeriğine sahip, mercimek ve nohut unu, karabuğday, mısır ekmeği tercih edilebilir.

-Birçok insanda görülen besin alerjileri ve hazımsızlık sorunları, sindirim sisteminin iyi çalışmamasına ve metabolizmanın yavaşlamasına sebep oluyor. İnek veya keçi sütü, laktoz intoleransı olan kişilerde büyük sıkıntı yaratabiliyor. Amerika’da bir süredir popüler olan yüksek kalsiyuma sahip badem sütü bu sorunlara çözüm olacak iyi bir alternatif.

-Çalışma hayatında oradan oraya koşturan, zaman problemi olan bireyler ve sebze sevmeyen çocuklar için blenderdan geçirilen sebzeler ara öğün olarak veya ana yemeğin yanında içmek için iyi bir alternatif. Böylelikle, ısıl işlem görmeyen sebzelerden daha fazla vitamin ve mineral alınabilir.

-Sağlıklı beslenme deyince vejetaryenleri da unutmamak gerek. Besin seçimlerinin protein açısından daha kısıtlı olduğunu düşünürsek, bulgura benzeyen ama düşük karbonhidrat, yüksek protein ve kalsiyum sağlayan ‘kinoa’ yeni trend. Mesela kısırınızı ‘kinoa’ ile yapmayı deneyebilirsiniz.

-Bir diğer sorun ise düşük kalorili diyetlerin az miktarda yağ içermesi. Özellikle çok sevilen peynirlerin yaklaşık %25’i yağdan oluşuyor. Asya mutfağının incisi, peynire benzeyen ve çok az yağ içeren ‘tofu’ da trend olan besinlerden.

-Klasik kahvaltıdan sıkılanlar veya kısıtlı zamanı olanlar için hem pratik hem besleyici bir çözüm de yulaf ezmesi, müsli gibi kahvaltılıkları, sütle, yoğurtla karıştırıp afiyetle yemek.

-Bir diğer kötü alışkanlık ise yemeğin yanında içilen şekerli içeceklerdir. Farkında olmadan, bir ana öğün kadar kalori alabiliyoruz. İşte buna çok güzel bir alternatif çay kokteylleri… Şekersiz veya tatlandırıcı ile çayınızı yudumlarken, bol miktarda antioksidan da almış olursunuz.

-Tavukların hormonlu olduğuna dair iddialar sürekli kafa kurcalıyor. Tavuğun yerini omega-3 açısından zengin balık ile doldurabilirsiniz.
 

Yorumlar