Cesareti olan bu denklemi çözsün!

Bugün amme hizmeti ile karşınızdayım, zira böyle müthiş bir matematiği size en kallavi matematikçi bile sunamaz!!!

Songül Soysal
-A A+

Merhaba sevgili okuyucu.

Bugün amme hizmeti ile karşınızdayım, zira böyle müthiş bir matematiği size en kallavi matematikçi bile sunamaz. Az gittim uz gittim, az yedim kafa yordum ve ortaya bu denklemi çıkardım. Şu an Einstein’ın o dilli pozunu benim çıkarmam gerek.

Canım ülkemin gündemi neresinden tutarsan tut elinde kalıyor. Magazin servisi ise bir o kadar garip, hızına yetişilmiyor. Birlikte gördüğün bir çifti ertesi gün görebilene aşk olsun. Şimdi canım okuyucu önce aşağıdaki, kendi ellerimle hazırladığım enfes grafiğime bakmanı rica ediyorum.

Şimdi ilişkileri şöyle anlatacağım diyemiyorum çünkü nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ha bu arada yanlış anlaşılmasın bu bir eleştiri değil, kafa karışıklığı, amme hizmeti başta belirttiğim gibi. Hazırsanız geliyorum…

1. Ekranların güzel yüzü Burcu Esmersoy ve Acun Ilıcalı’nın yakın dostu Esat Yontunç’un bir dönem adları birlikte anılmıştı.

2. Esat Yontuç, daha önce Aslışah Alkoçlar ile aşk yaşamıştı.

3. Aslışah Alkoçlar, Hakan Sabancı ile aşk yaşamış ve ayrılıkları çok konuşulmuştu

4. Aslışah Alkoçlar, Kerem Tunçeri ile aşk yaşamıştı. Kerem Tunçeri de O Ses Türkiye’ye katıldı.

6. Hakan Sabancı Hadise ve Eliz Sakuçoğlu ile aşk yaşadı. Hakan Sabancı’nın aşk defteri çok kabarık.

7. Eliz Sakuçoğlu bir zamanlar Murat Boz ile aşk yaşıyordu. O Ses Türkiye’ye katıldı. Hadise’yi tanıyor.

Ay neyse yoruldum anlatamayacağım. Siz okları takip edin (düzgün edin ama) eğer çıkışı bulamazsanız mesaj atmaktan çekinmeyin. Ha bu arada ben bu denklemlerime devam edeceğim, malzeme bol nasıl olsa. 

Eğer hayatımda bu denklemi çözmek için gösterdiğim çabayı ne bileyim kariyerim için, aşk hayatım için harcasaydım inanın, parmakla gösterilen bir kadın olurdum. Ama inat ettim bunu çözdüm…

HERKESİN HAYATINA KİMSE KARIŞAMAZ MI?

Aşk güzel şey mi? Evet güzel şey…

Ama gençler bu işin biraz suyu çıkmamış mı ne. Kimsenin hayatına herkes karışamaz tabi ki ama kimsenin benim kafamı karıştırmaya da (!) hakkı yok. 'Bir kare içerisinde dönüp duran aşk serüvenlerinden sanane be’ dediğinizi duyar gibiyim. Evet tabi ki banane. Para kokusu alıyor gibiyim ne yapayım, bulaşmadan edemiyorum. Zira bu aşk üçgenlerine, beşgenlerine maruz kalıyorsam ucundan yorumlamak benim de hakkım değil mi sayın okuyucu. Neyse aslında benim anlatmak istediğim bu değildi.

Esas konuya geçiniz….

Her daim duyguların karşılıklı olarak açıklanabilme özgürlüğünde olduğunu düşünmüşümdür. Bunun ne özgüvenler ne de tabuları yıkmakla alakası var. Bence olması gereken zaten bu. Her neyse, bir süre önce sürekli sokakta gördüğüm bir beyi sosyal medyada karşıma bir anda karşıma çıkma suretiyle buldum. Keşke demekten hoşlanmıyorum, ama neden Allah neden? Bu beyle mesajlaşmalar konuşmalar falan… Arayı kısa geçiyorum. Bir şekilde anlaşıp buluştuk. Hatta bunu kendisi teklif etti sayın okuyucu. Biz buluştuk, tatlı tatlı görüştük ve iki gün sonra ne oldu biliyor musunuz? Beyefendi başka bir kadınlar öpüş öpüş paylaşımlar yaptı. Şoku düşünün, asla burnumdan kıl aldırmayan tiplerden olmadığım için gönül rahatlığıyla size bunu anlatıyorum. Ben neye uğradığımı şaştım. Bu paylaşımları gördüğüm akşam ve takip eden birkaç gün bu olay hakkında şunu düşündüm ‘Büyük kurtuldun kızım, alkışla kendini’ Çünkü zaten bunu yapan insandan kime ne hayır gelir (Sayın bunu yapan beyefendi bir şekilde bu yazıya erişip şu yazdıklarımı okuyorsan şunu bilmeni isterim ‘Çok fifi bile değil’) 

Sözlerime son verirken okuyucucum, nereden nereye geldin dediğini duyar gibiyim. Şuraya geliyorum; modern zaman çarpık ilişkileriyle birilerinin kendilerini matah insanlar zannetmelerine izin vermeyin. Bencillik yapılması gerekiyorsa yapın. O ‘yıldız haritası’ndaki çarpık ilişkiler gibi, benim başıma zembille düşen çarpık gibi, hayatınıza kendi çarpıklıklarını sokan insanları sarımsakla uzaklaştırın. Yaşadım, biliyorum.

Öptüm….

YAZARKEN NE DİNLEDİM?

Bueno Vista Social Club-Chan Chan, Dos Gardenias, 

Alphaville-Big in Japan 

Özdemir Erdoğan-Aç Kapıyı, Gir İçeri

Ajda Pekkan-Düşünme Hiç

Bu içeriğe yorum yapın

2 Yorum
Kalemine sağlık ;) beyaz...
tablo çok güzel olmuş