Bellek Defteri

"Şey, çok tuhaf.’’ ‘’Tuhaf olan ne? Evliliği kafama pek takmamışımdır. Artık zorunlu mu yoksa?’’

Yazabilen ama okuyamayan bir ‘’adamın eseri...’’

‘’Evli olmadığınızı mı söylüyorsunuz?’’ diye sordu hemşire. ‘’Yemin ederim, ne şimdi ne eskiden.’’ ‘’Şey, çok tuhaf.’’ ‘’Tuhaf olan ne? Evliliği kafama pek takmamışımdır. Artık zorunlu mu yoksa?’’

KİTAP HAKKINDA

Kanada'nın en önemli polisiye yazarlarından Howard Engel, elinizdeki kitabı kaleme aldığı sırada alexia sine agraphia adlı tuhaf bir hastalık ile mücadele ediyordu. Kişinin okuma yeteneğini elinden alan, fakat yazma yeteneğine herhangi bir zarar vermeyen bu hastalık, yazarın 1980'den bu yana yazdığı Dedektif Benny Coperman serisinin son kitabına da ilham verdi.

Yazar Engel ile karakteri Dedektif Benny Cooperman'ın kader ortaklığı yaptıkları Bellek Defteri, bu yüzden serinin en sürprizli ve en ilginç macerası olarak öne çıkıyor.
Kitaba bir sonsöz ile katkıda bulunan ünlü nörolog DR. Oliver Sacks ise, yazar Howard Engel'in bu zorlu hastalık karşısında verdiği mücadeleyi anlatıyor.

''Seninle konuşmak güzel Martha . Seni özledim. Bir doz Martha'ya ihtiyacım var.'' ''Şimdi sen anlat! Sana ihtiyacım varken, nerelerdeydin?'' ''Senin kimseye ihtiyacın yok Martha. Sen tek başına köklü bir kurumsun.''

***
Dedektif Benny Cooperman, gözünü Toronto’da bir hastanede açtığında günlerce komada kaldığını öğrenir. Bir çöp konteynerinde, yanında bir kadın profesörün cesediyle bulunmuş, ölümden kıl payı kurtulmuştur. Başının arkasına aldığı ciddi bir darbe sonucu okuma yetisini yitirmiştir.
Gidip gelen hafızası ise başına gelenleri çözebilmesini iyice zorlaştırmaktadır. Anlamlı bir bütün çıkarmaya uğraşırken kullanabileceği malzemesi; tekrarlanan tuhaf bir tern kazası rüyası, durduk yere hafızasında fırlayıveren birtakım isimler ve elbette bellek kırıntılarını kaydettiği can dostu Bellek Defteri’dir.

Azimli kahramanımız Benny, tam da çözmek üzere olduğu bu esrarengiz davadan onu uzaklaştıran olayı aydınlatıp en zorlu müşterisini, yani kendisini düzlüğe çıkarabilecek mi?