Işığın Büyük Savaşçısı

Şems Uzuneser

İnsan inandığı, savunduğu şeylerden ne kadar çabuk vazgeçebilir? Bizler Yoga Academy de kısa süre önce bunun cevabını aldık. Çok seviyorum, inanıyorum, biliyorum, hayatımı değiştirdi, beni dönüştürdü, minnettarım diyenlerin ne kadar çabuk, tek bir sözle nasıl da inandıkları savundukları her şeyden vazgeçtiklerini gördük.

O insanlar tek bir söz duydu ve tüm bildiklerinden, tüm deneyimlerinden vazgeçti, hiç sorgulama gereği bile duymadan çekip gitti. Gitmekle de kalmayıp yıllarca savunduğu, inandığı şeyleri karalamaya, inkar etmeye başladı.

Bu yaşadıklarımız eminim her birimiz için hayatımızın deneyimi oldu. Yaşananları anlatmak da anlamak da çok zordu, çünkü her şey çok sanaldı. O yüzden olanları hikayeleştirmek en kolayı oldu benim için. İşte yaşadığımız büyük ihanetin, naçizane, küçük hikayesi. 

Günün birinde bir Kaptan geldi karanlık topraklara.
Mutsuz, acı içinde kıvranan, umutsuz insanların diyarı olan bu kara toprakların iskelesine gemisiyle yanaştı Kaptan bembeyaz bir ışık huzmesi şeklinde.
Bu karanlık diyarın ıstırap dolu insanları onu pek fark etmediler önce, ama kaptan gemisinden inip karaya ayak basınca ışıkla doldu her yer.

Onun ışığı kimini uyandırdı içine daldığı derin uykudan, kiminin gözlerini kamaştırdı hayranlıktan, kimi de sevmedi bu ışığı rahatsız olduğundan.
Bembeyaz Kaptan karanlık diyarı aydınlatmaya başladı sevgi ve bilgisiyle.
Onda öyle bir sevgi ve bilgelik vardı ki gören inanamadı, bakakaldı ona hayranlıkla.
Kısa sürede ışığı sardı etrafı, kaçamadı kimse onun koşulsuz sevgisinden.
Onun saflığı alışılmadık bir şeydi karanlık diyarın umutsuz insanları için.

Onun ışığına koşup gelenler, ona hayran olanlar bile onun saflığını anlamadılar.
Onun saflığı onun duruluğundan, arılığından geliyordu bunu göremediler.
Ama ışık ve beyaz onlara iyi geldi, Kaptanın etrafında kümelendiler.
Onu sevdiklerini, ona yaşamlarını aydınlattığı için minnettar olduklarını söylediler.

Zaman içinde Kaptanın bembeyaz ışığı kapladı tüm diyarı, hatta sınırları aştı yayıldı tüm dünyaya.
Işığın nereden geliyor diye soranlara özümden dedi, biz de senin gibi parlayabilir miyiz diyenlere siz zaten parlıyorsunuz sadece üzerinizdeki kalın karanlık örtüden özgürleşin dedi.
Peki nasıl diye sordular, işte Orijinal Yoga Sistemi, sizin için evrenin hediyesi dedi.
Birçoğu uyguladı Yogayı kavuştu özgürlüğüne, sağlığına, sevgiye, mutluluğa.

Size minnettarız, hayatımızı dönüştürdünüz, bize koşulsuz sevgiyi öğrettiniz, bilgelik verdiniz dediler.
Kaptanın çevresinde coştular, sevgiden mutluluktan kendilerinden geçtiler.
Şimdi var olduk, iyi ki bize geldiniz iyi ki bize bu eşsiz sistemi öğrettiniz dediler.
Herkes mutlu herkes huzurluydu, ta ki karanlık tekrar kendini gösterene kadar.

Karanlık o korkunç suratını gösterdi kaptanın en yakınında duranın suretinde.
Ona en yakın olan onu en çok kıskanan oldu, o olmak istedi, bunun için çalıştı çabaladı.
Yıllarını bu uğurda harcadı.
Lakin gün geldi anladı ki o olamayacak.
Kaptanın sonsuz sevgisi ve bilgeliği karşısında kıskançlığı onu yaktı, eritti.
Karanlık ışık olamayacağını anlayınca ışığı yok etmeye karar verdi, bunun için bir plan yaptı sinsice.
Yavaş yavaş planını kurguladı aylarca, tek tek düşündü tüm detayları haince.

Zamanı geldiğinde karanlık dişlerini geçirmeye başladı Kaptanın yakın çevresindeki diğerlerine.
Planını ince ince işledi, inandırdı onları Kaptanın ışık olmadığına.
Öyle bir ilizyon yarattı ki ışık karanlık, karanlık ise ışık gibi göründü gözlerine.
Zihinleri donmuştu artık, birer karanlık savaşçısı oldu her biri.
Karanlık içlerinde kök saldı, yayıldı her hücrelerine.

Onlar karanlığın aracı oldular, onun için savaştılar Kaptana karşı şuursuzca. 
Kaptan telaşsız, dingin izledi olanları, sürece müdahale etmedi, başkalarının etmelerine izin vermedi tüm kabullenişiyle.
Gözlerinde derin bir hüzünle baktı karanlığın aleti olanlara, onlara daha fazla sevgi ve ışık gönderdi kalpleri tekrar aydınlansın diye.

Karanlığın yarattığı ilizyonda birer haine dönüşenler bilinçsizce saldırmaya devam ettiler.
O ise bu evrenin en büyük ışık savaşçılarından biri olarak daha fazla yükseltti ışığını onlara karşı.
Karanlığın gücü ışığın haşmetiyle yerle bir oldu, karanlığın savaşçıları birer birer düştü acıyla.
Kaptan onlara üzüntüyle baktı, neden hayatınızı mahvettiniz diye sordu yerde yatanlara.
Istırap dolu bir sessizlik yükseldi karanlığın ölü savaşçılarından.

Böylece gezegenin gördüğü en büyük ihanet gerçekleşti karanlığın büyük planıyla. 
Işık kaybolmadı, Kaptan terk etmedi diyarı.
Sonsuza kadar parlayacak Yoga Academy ve Işığın Büyük Savaşçısı, bu evrende dilden dile anlatılacak destansı hikayesi.

Şems Uzuneser
Yoga Academy Antrenörü
www.yogaakademi.com

"Sitemizde köşe yazarı olarak yazı yazan tüm yazarlarımız yazdıkları yazı ve görüşlerden tamamıyla kendileri sorumludur. Köşe yazarlarının yazılarından dolayı İnternethaber Yayıncılık AŞ. (elmaelma.com) hiçbir şekilde yasal sorumluluk kabul etmemektedir."
Yorumlar