Uyku sorununun kaynağı siz misiniz?

Bebeklerde uyku sorunu daha çok büyükşehirlerde büyüyen bebeklerde görülüyor. Ayrıca ebeveynlerin sakinlik, dinginlik ve sevecenlik seviyesine göre de farklılık gösterebiliyor.

Uyku sorununun kaynağı siz misiniz?

Bebek.com'a Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu bebeklerde oluşan uyku problemlerinin nedenlerini ve çözümlerini anlatıyor.

Bebekler neden uyku problemi yaşar?

Öncelikle uykunun ruhsal durumi ile çok ilgisi var. Uyku önemli bir ayağı psikoloji olan fizyolojik bir süreçtir. Örneğin psikiyatrik bozukluklarda ilk belirtiler uyku sürecinde ortaya çıkabilir. Hatta İyi uyuyabilmek kabaca sağlıklı olma belirtisidir bile diyebiliriz. Halk arasında 'derdi, tasası yok mışıl mışıl uyuyor' denir. Bunun dışında birçok tıbbi hastalık uyku işlevini bozar. Uyku şikâyeti ile gelen çocuk ve gençte mutlaka ayrıntılı bir öykü alınmalı ve fizik muayene gerçekleştirilmelidir.

Genetik özellikler de çok belirleyici. Anne babada veya akrabalarda uyku sorunu varsa çocuklar da uyku sorunu yaşamaya meyilli olabiliyorlar.  

Uyku sorunu yaşayan bebeklerde neleri araştırıyorsunuz?

Ayrıntılı bir öykü ve fizik muayene sonrası sorunu ruhsal çerçeveye dair olduğu kanaatine ulaşırsak öncelikle çocuğun yemesine, içmesine yani diğer günlük bedensel ihtiyaçlarının giderilme şekline, kalitesine bakarız. Tuvalet ve bedensel bakım da önemli gelişim göstergelerinden birisidir. Bunların dışında çocuk evde nerede yatıyor, kiminle yatıyor, sallanarak mı yatıyor, yalnız mı yatıyor, gece lambası istiyor mu gibi uyku işlevinin etrafında öbeklenen davranış kalıplarını analiz etmeye başlıyoruz. Bunları ebeveyn ile çocuk arasındaki ruhsal bağın niteliklerini anlayabilmek adına yapıyoruz.

Anne ve babalara bu durum hakkında ne öneriyorsunuz?

Anneler ve babalar huzurlu, güler yüzlü, hallerinden ve durumlarından memnunlarsa, ruhsal sorun yaşamıyorlarsa çocukların uyku için gerekli olan gevşeme, kendini bırakma gibi bedensel duruma daha rahat geçtikleri bilinir. Özellikle de büyük şehirlerdeki ebeveynlerin çocuklarında bu tür sorunlara daha sık rastlanıyor. Bebeğini sağlıklı yetiştirmek isteyen, ideal bir eş olmak için çabalayan, bir yandan da çalışan anneler, sürekli para kazanmak ve borç ödemek için koşturan babaların stresi çocuklara da haliyle geçiyor. Yani kafalarında maddi ve manevi bir sürü problem barındıran anne babaların ne kendileri ne de çocukları geceleri sağlıklı uyuyamıyorlar. Evin içine bulaşıcı diyebileceğimiz bir huzursuzluk hakim oluyor. Bu nedenlerle anne babalara öncelikle kendilerinin sakinleşmelerini stresten uzaklaşmalarını sağlamaya çalışıyoruz.

Ardından çocukla ilişkilerini olabildiğince düzene sokmalarını istiyoruz. Örneğin anne babasıyla yatmaktan keyif almayan bir çocuk var mıdır? Bazı konularda ebeveynlerin insiyatif almaları gerekmektedir.  Günlük yaşamda gerekli değişimleri, düzenlemeleri yapmaları için ebeveynlere ve çocuklara ödevler veriyoruz. Kazanacakları faydaları sıralayarak onları değişim konusunda cesaretlendiriyoruz. Anne babalık işlevinin çocuğun büyümesi, gelişmesiyle sürekli revizyondan geçirilmesi gerektiğini anlatıyoruz. Bebek ve çocuk bakımının birbirlerinden ayrı durumlar olduğunu hatırlatıyoruz. Örneğin sürekli sallanmak isteyen bebeğe “Hayır sen artık sallanacak yaşta değilsin” dediğinde çocuğun buna tepki göstereceğini fakat bunla başetmenin yolları olduğunu belirtiyoruz. Bütün bunlar uzun vadede çocuğun uyku gibi temel fizyolojik işlevlerdeki yetkinliğini arrtıracak önlemlerdir.

Yorumlar