Geçmişimi seviyorum!

Evrim Duyal Akses

Peki ya siz?

Siz seviyor musunuz geçmişinizi? Yoksa elinizde olsa, yer yer değiştirmek istediğiniz noktaları var mı? Bazı şeyler rahatsız ediyor mu sizi? Bunalıyor musunuz düşününce?

Ah geçmiş.. Durup durup insanın aniden önüne çıkan, yağmurlu bir günde buğulu camın önünde tam karşınızda beliriveren, kenarları yıpranmış fotoğraflardan yansıyan, kimi zaman da eski püskü, artık tedavülden kalkmış bir eşyada duran.. Ve sonuçta insanın boğazında yumru bazen ve hatta çoğu zaman.. İyisiyle kötüsüyle..

En yaygın, en bilinen ama en normal karşılanan hatalardan ne yazık ki, geçmişteki pişmanlıkların suçluluğunu duymak.. Gerçekten hata..

Hata evet aman itiraf edelim; hepimizde var bu geçmişte yaşadıklarımızı düşününce bunalma hali..
Geçmişte yaşadığın herhangi bir şey istediğin gibi sonuçlanmamıştır, sarsılmışsındır.. Hatta belki bu işin sonunda faturası kabarık bir bedel ödemişsindir ve bu ağır bedel yaşadığın suçluluk duygusunu daha da kuvvetlendiriyordur. Hayatının rotasını değiştirecek kadar büyük bir hata da olabilir yapmış olduğun. Hatan, hayatına zımbalanmıştır.

Kimi zaman geçmişin derinliğine öyle kapılırsın ki, bu durum artık yaralamaya başlar.. Melankoli sevdirir kendini, üzüntüden tatlı tatlı beslenmeye bile başlayabilirsin. Çok istiyorsa canın geçmişle buluşmak, hızlıca göz atıp hemen “an” a dönmen gerektiğinin bilincinde olmadan.. İpin ucunu kaçırıp geçmişin girdabına çekiliverdiğin an, hayatı da ıskalamaya başlarsın.
Bunu neden isteyelim ki! Hayat, herkesin her zaman söylediği gibi, gerçekten çok kısa.. Öyleyse neden onu bol keseden harcayalım?! Bu, ne kadar akıllıca?!

Geçmişe dair çıkmazlardan kurtulmak için seçilecek bakış açısı belli. Bende de her daim işe yarayan ve en sevdiğim bakış açılarından: Sonuçta olan olmuştur ve bu durumda sadece “olan oldu!” demek gerekir. Evet, bu kadar basit; “olan oldu!” Bu iki kelimenin dayanılmaz hafifliği, tartışılmazdır.
Geçmiş evin, geçmiş mahallen, geçmiş duyguların, geçmiş müzik zevklerin, belki şimdi çok komik ve demode bulduğun geçmiş giyim-kuşamın, geçmiş sevgililerin..

Hepsi çok değerli! Evet değerli! Ne kadar değerli olduklarını görmek için yapman gereken tek şey, duruma baktığın pencereni değiştirmek. Bunların hepsini ama hepsini sevmek! İstisnasız.. Ben onu nasıl yapmışım diye kendine kızarak söylendiğin an, hepsinin, aslında şimdiki düzeyine yükselebilmen için çıkman gereken merdiven basamakları olduğu gerçeğini ıskalıyorsun demektir. Bütün o pişmanlık duyduğun şeyleri yaptın sen evet. Çünkü o anda, duygusal şartların farklıydı, içinde bulunduğun fiziksel şartlar, düşünce yapın şimdi olduğundan çok başka bir yerdeydi. İşte bu yüzden, geçmişte yaptıklarını değerli sayabilmelisin. Geçmişteki hataların değil, o hataların seni nasıl büyüttüğü, gözlerini nasıl açtığı, seni nasıl sen yaptığı olmalı ilgilendiğin.

Onca yaşanandan sonra, hatanın ne olduğunu tanımlayabilme kabiliyetin artmamışsa hala, hala aynı hataları istikrarla devam ettiriyorsan, işte asıl üzülmen ve durup düşünmen gereken an budur! Klişe deyimle, geçmişini değiştiremezsin ama ona bakış açını değiştirebilirsin. Duru bir ruh için kendine bu iyiliği yapmaya değer!

Geçmişteki durumlardan zarar görmek, hayatı ve kendini çözememiş insanların işi! Hayata akmak, “an”ların keyfine varabilmek lazım! Geçmişe baktığında, hatan varsa, gerektiği kadar üzüleceksin. Çok dozunda! Abartmadan! Artık iyice iyileşmeye yüz tutmuş yaranın kabuklarını inatla kaldırmaya çalışmadan! Üzülmek bile olmayacak aslında bu, sadece iç geçireceksin belki ve sahip çıkacaksın hatalarına. Teşekkür edeceksin hatta, seni büyüttükleri, pişirdikleri için. Üzülüp hayıflanmaktansa bu yolu seçeceksin. Duyguların seni yönetmeyecek, sen duygularını yöneteceksin! İşte bu güçtür.
O yüzden hiç korkmadan yüzleş geçmişinle! Çırılçıplak ol karşısında. Olabil!

Peki ya içinde bulunduğun ve asla tutamayacağın zaman? Şimdi! O da geçmiş olmaya mahkum. O yüzden “şimdi”yi düzgün yaratmak şart. Çünkü üzülerek hatırlamak istemeyeceğin bir geçmişi ancak “şimdi”ni düzgün yaşarsan yapılandırabilirsin..

https://www.facebook.com/Evrim.Akses

https://twitter.com/evrimakses

"Sitemizde köşe yazarı olarak yazı yazan tüm yazarlarımız yazdıkları yazı ve görüşlerden tamamıyla kendileri sorumludur. Köşe yazarlarının yazılarından dolayı İnternethaber Yayıncılık AŞ. (elmaelma.com) hiçbir şekilde yasal sorumluluk kabul etmemektedir."
Yorumlar