Oruçluyken halsiz kalmamak için bolca su için!

Oruçluyken halsiz kalmamak için ne yapılmalıdır? Uzmanlar uyarıyor! Oruç tutarken halsiz kalmak istemiyorsanız bu 7 öneriye kulak verin!

Oruçluyken halsiz kalmamak için bolca su için!

Ramazan ayının ilk haftasını bitirdik sayılır. Sıcak havalar oruç tutmayı epeyce zorlaştırıyor. Gün içerisinde 16 saati bulan açlık süresi vücudun enerji depolarınında azalmasına neden oluyor. Özellikle iftarda ve sahurda tüketilen yiyecekler günü nasıl geçireceğinizi de belirliyor. Tükettiğiniz besinler size kendinizi halsiz ve yorgun hissetirebileceği gibi enerjik ve dinçte hissetirebiliyor. Peki oruç tutarken enerjik kalmak için ne yapmalıyız? Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dyt. Ceyda Nur Çakın, oruç tutarken gün içerisinde daha enerjik hissetmek ve sağlıklı bir ramazan ayı geçirmek için önerilerde bulundu. İşte merak edilenler! 

SAHURU SAKIN ATLAMAYIN 

Vücudun günlük işlevlerini yerine getirebilmesi için gerekli enerji ve besin öğelerinin yalnızca iftardan sonraki birkaç saatte alınması oldukça zordur. Ayrıca sahur yapılmadığında uzayan açlık süresi ile birlikte gün içerisinde halsizlik ve konsantrasyon bozukluğu yaşama riski daha yüksektir. Uzun süren bir tokluk hissi için yumurta, süt ve peynir gibi protein kaynaklarının yanında;tam buğday ekmeği ve yulaf gibi enerji metabolizmasında görev alan; B grubu vitaminlerden ve liften zengin sağlıklı karbonhidrat kaynakları tüketmek gerekmektedir.

Çiğ badem, ceviz, çiğ fındık gibi magnezyumdan zengin yağlı tohumlar sağlıklı yağ asitleri için de önemli bir kaynak olmakla beraber tabağımızın büyük bir kısmının çiğ sebze ve yeşilliklerden zengin olması; sahurda meyvelere yer verilmesi özellikle C vitamini alımı açısından önemlidir. Ayrıca çiğ sebze ve meyvelerin yüksek oranda su içermesi günlük sıvı alımınıza destek olacaktır.

ETERİ SIVI ALINIMINI İHMAL ETMEYİN

İnsan vücudunun yaklaşık %60’ını oluşturan suyun, yalnızca %3 oranındaki kaybı fiziksel performansta azalmaya neden olmaktadır. Hava sıcaklığının artışıyla terleme ile kayıp artmakta, oruç tutarken sınırlı besin alımı saatleri içerisinde günlük gereksinimi sağlamak zorlaşmaktadır.

 ÖĞÜNLERİNİZİ YAVAŞ VE BÖLEREK TÜKETİN 

Orucu su ve 1 kase çorba ile açtıktan sonra 15 dakika dinlenmek sindirime zaman tanıyacaktır. Art arda ve az çiğneyerek tükettiğiniz besinler yemekten hemen sonra uyku hali ve yorgunluk hissine neden olabilir. İftar ile sahur arasına meyve, yağlı tohumlar ve yoğurt veya kefir içeren 2 ara öğün eklemek günlük besin öğesi ihtiyaçlarını kontrollü bir şekilde karşılamaya yardımcı olacaktır.

 AKDENİZ TİPİ BESLENME ÖNCELİĞİNİZ OLSUN 

Doymamış yağlar (zeytinyağı, badem, fındık, ceviz gibi), sebze ve meyveler, kurubaklagiller, balık gibi beyaz et kaynakları ile süt ürünlerini temel alan Akdeniz tipi beslenme;yeterli vitamin-mineral, lif ve sağlıklı yağ asidi alımı için birebirdir. İftarda sofranızda çiğ ve pişmiş sebzeler ile haftada en az 2 gün kurubaklagil içeren yemek veya salatalara yer vererek, sahurda ve iftardan sonraki ara öğünlerde meyve ve yağlı tohum tüketmeyi atlamayarak ve mümkün olduğunca yağsız etlere yönelerek kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz.

İŞLENMİŞ ÜRÜNLERDEN VE ŞEKERLERDEN UZAK DURUN 

Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş şarküteri ürünleri tuz ve yağ içeriği nedeniyle sahurda tüketildiğinde gün içerisinde daha fazla su içme isteği yaratacaktır. Bununla birlikte şeker ve şeker ilaveli ürünler kan şekerinizi hızlıca yükselip aniden düşmesine sebep olmaktadır. Ani kan şekeri düşüşleri ise konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk ve uyku hali gibi günlük hayatı olumsuz etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.

HAREKETİNİZİ ARTTIRIN 

Fiziksel aktivite sırasında yükselen serotonin ve endorfin hormonları pozitif bir duygu durumu ve iyi bir gece uykusu için oldukça önem taşımaktadır. Örneğin; iftardan 1 saat sonra yapacağınız 45-50 dakikalık orta tempolu bir yürüyüş besinlerin sindirimini kolaylaştıracak; daha zinde hissetmenize yardımcı olacak ve kaliteli bir uyku sağlayacaktır.

 BAĞIRSAK SAĞLIĞINIZA DİKKAT EDİN 

Özellikle orucun ilk günlerinde değişen beslenme düzeni ile yetersiz sıvı ve lif alımı kabızlığa neden olabilmekte; bu durum gün içerisinde şişkinlik ve rahatsızlık hissi yaratmaktadır. Kabızlığı önlemek için sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası oldukça önemlidir. Bağırsakta bulunan ve probiyotik denilen yararlı mikroorganizmalar mikrobiyotayı oluşturmaktadır. Bağırsak mikrobiyotasının özellikle serotonin gibi ruh halini olumlu etkileyen hormonların salınımına büyük ölçüde katkıda bulunduğu bilinmektedir. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası için kefir gibi probiyotik içeren besinlerin düzenli tüketimi ve probiyotikler için besi yeri oluşturan liften zengin bir beslenme şekli olan Akdeniz tipi beslenmenin temel alınması önemlidir.

 KAYNAK: PEMBENAR 

Yorumlar