Vaktiniz varken çocuğunuza kulak verin!

Güvene dayalı sağlıklı bir iletişimin temellerini atmak için çok geç olmadan bakın bakalım çocuğunuzun size anlatacağı bir öyküsü mü var?

Zeynep Tatarer
-A A+

Anne babaların çocukları büyüdükçe çocuklarının kendileriyle daha az iletişim kurduklarına, daha az birlikte vakit geçirmek istediklerine ve genellikle kendi odalarında kalmak istediklerine dair söylemleriyle sıkça karşılaşırız. Peki ne oluyor da küçükken annesinin etrafında dolaşıp sürekli soru soran, babasının peşinden ayrılmayıp oyun oynamak isteyen çocuk büyüdükçe ebeveynleriyle olan iletişimini azaltmak ister?

Bu sorunun yanıtı için gelin geçmişe küçük bir yolculuk yapalım.

Bir bebek dünyaya geldiğinde her şey onun için yepyeni, keşfedilesi ve merak edilesidir. Merakını gidermek için de en yakınından, yani sizden yardım almak ister çeşit çeşit sorularıyla: “Anne bu ne?”, “ Baba bu ne işe yarar?”, “Anneciğim bunun kapağını açarsak ne olur?”  ve daha pek çok farklı soru. Bu soruları yanıtlamak ilk başta heyecan verici olsa da bir süre sonra evdeki sorumluluklar, çalışıyorsanız işinizle alakalı yetiştirilmesi gerekenler derken cevap vermek güçleşebilir. Heyecanın yerini bıkkınlık, açıklayıcı cevapların yerini “Hmmm, evet, hayır!” gibi kısa yanıtlar alabilir. Geçiştirildiğini hisseden çocuğun sorularıysa bu sefer sayısı artarak devam eder.

Bu zamanlarda kendinize bu dönemin geçici olduğunu, bir daha belki hiç bu kadar ilgi ve heyecanla size hikayesini anlatmayacağını hatırlatın. Büyüdükçe siz ona gününün nasıl geçtiğini sorduğunuzda basit bir “İyi” cevabını almak istemiyorsanız, vaktiniz varken çocuğunuza iyi bir dinleyici olarak kulak verin ve iyi bir dinleyici nasıl olunur ona model olarak öğretin. Aksi takdirde o büyüyüp sorumlulukları olan yetişkin bir birey olduğunda meşgul olmanın sevdiklerine vakit ayırmamanın geçerli bir mazereti olduğunu düşünür.

Peki iyi bir dinleyici olmak için nelere dikkat etmek gerekir?

- Çocuğunuz size bir soru yönelttiğinde ya da bir şey anlatmaya başladığında elinizdeki işi bir süreliğine kenara koyun.
- Onunla göz teması kurabilecek hizaya gelin.
- Konuştuğunu araya girmeden sonuna kadar dinleyin.

Bu şekilde kendisine gerekli ilgiyi yeterince, zamanında ve uygun bir biçimde verdiğinizde onun da size kendi işlerinize dönmenize izin vereceğini göreceksiniz.

Erken çocukluk döneminde kuracağınız bu sağlıklı iletişim sayesinde çocuğunuz sizinle paylaşması gereken ciddi bir meseleyle karşı karşıya kaldığında da sizin onu dikkatle dinleyeceğinizden ve onunla ilgileneceğinizden emin olur ve başından geçenleri rahatlıkla anlatmak için ilk sizin kapınızı çalar.

Güvene dayalı sağlıklı bir iletişimin temellerini atmak için çok geç olmadan bakın bakalım çocuğunuzun size anlatacağı bir öyküsü mü var?

Bu içeriğe yorum yapın

0 Yorum