Laponya gezi notları-1

Kartpostal gibi görüntülerin olduğu Laponya gezi notlarıyla karşınızdayım. Bu hafta dünyanın en tepesine gidiyoruz.

Armağan Karagöz
-A A+

Çocukluğunuzun kartpostal görüntüleri içinde olduğunuzu varsayalım.

Karlı bir ormanda, ren geyiklerinin çektiği kızakların içindesiniz, hem de kızakları yerel kıyafetli görevliler kullanıyor. Bu kadarla da kalmasın, gene karla kaplı bir orman ve bu kez kızakların önünde huskyler koşuyor, o kadar sevimliler ki bakmalara kıyamıyorsunuz. Aslında pazarlama dehası belki ama doğa o kadar güzel etkinlikler de o kadar çarpıcı, istenen oyuna kendiliğinizden kapılıyor, oyunun içerisinde gönüllü oluyor ve bu satırları kaleme alıyorsunuz. Laponya, Norveç, İsveç ve Finlandiya’nın kuzey kesimleriyle, Kola Yarımadası’nın doğusundaki Rus topraklarını kapsayan bölgeye verilen isim. Rovaniemi, Finlandiya’nın Laponya bölgesinin merkezi ve Kuzey Kutup Dairesi de buradan geçiyor. Bölgeye gitmemizdeki ana neden kuzey ışıklarını görmek olsa da kutup bölgesine bu kadar yakın olma düşüncesi ve bölgenin iklim koşulları heyacanımı o kadar arttırıyordu ki anlatamam. Gitmeden önce hiç bir araştırma yapmamıştım, çünkü bir grupla gidiyordum ve sadece bunları yaşayacak olmam bile bana yetiyordu. Laponya bölgesinin başkenti Rovaniemi’ye ulaştığımızda beklediğimiz üzere her yer karla kaplı ve aşırı soğuktu. Hemen belirteyim, gelme amacımız olan kuzey ışıklarını göremedim ve göremeyeceğimiz olma ihtimali arttığında, “hayal kırıklığı yaşamadım” dersem yalan olur. Ancak, yaptığımız geziler ve etkinlikler o kadar doyurucu oldu ki dönüş yolunda, tüm üzüntüleri geride bıraktım. Eğer başlangıç noktanız kuzey ışıklarını görmek değilse zaten keyfli bir tatil sizi bekliyor demektir.

Ren geyiği safarisi

Laponya

Rovaniemi’de bulunan ren geyiği çiftlikleri belirli bir ücret karşılığında ziyarete açık. İsteyen misafirler, geyiklerin sürdükleri kızaklar eşliğinde, safari yapabiliyor.

Geleneksel Sami kıyafetleri içinde görevliler gelen misafirleri karşılıyor.

Laponya

Laponya

Ren geyikleri ile yapılan safari, günümüzde turizm amaçlı gezilerin ayrılmaz bir parçası olarak prim yapıyor. Çocukluğunuz çizgi filmlerinde gördüğünüz manzaranın, bir parçası olma şansı size verilse eğer, mutlu olmaz mısınız? Bir düşünün; geyiklerin çektiği kızaklarda, karlar içinde süzülürken, soğuktan korunmanız için üzerinizde geyik postu, doğa muhteşem, orman içindesiniz ve yüzünüze de hafiften bir rüzgar dokunuyor.

Bölgede bir sürü ren geyiği çiftliği var ve değişik paketler karşılığında bedel ödüyorsunuz. Bizim yaptığımız safari, Santa Claus köyüne çok yakındı ve safaride maliyet açısından en kısa yani 5 dakika olanı aldık. İndi bindi gibi bir şey, o kadar kısa mesafe.

Laponya

Samiler, Orta Asyadan gelen, yoğun olarak Laponya bölgesinde çok eski tarihlerden bu yana yaşamakta olan etnik bir grup. Kısacık bu bilgiden sonra, fotoğraflarda göründüğü gibi, geleneksel Sami kıyafeti giymiş olan bu görevliler, gelen misafirleri karşılama, bilgi verme ve geyiklerin çektiği kızaklarda safari yapılması gibi konularda yardımcı oluyor. Çiftlikte, tahta desteklerle, hayvan derilerinden koni şeklinde yapılmış geleneksel Sami çadırılarını da (Lavvu) gezebiliyorsunuz.

Bu çadırlara konu bir kaç örnek fotoğraf...

Laponya

Tabi ren geyikleri mutlaka her karede bizimle…

Laponya

Lavvu’ların içerisini çekmemişim ama kızımız güzel olunca, tam önünde geyik boynuzları ile bir fotoğrafını almışım.

Geyiklerin çektiği kızaklarda yapılan safari, belirli sürelerde ve değişik paketlerde sunuluyor. Aldığınız pakete göre, turun sonunda, sosis ve yanında içecekle beraber sıcak sıcak ikramlar yapılıyor.

Santa Claus köyünün yanında, hem manzarası hem de ortamı keyifli bir alanda safarimizi yapmıştık..

Husky safari

Rovaniemi’de turistlere yönelik aktiviteleri gayet güzel. Husyk köpeklerinin çektiği kızaklar eşliğinde yapılan safariler de var.

Husky safari de muhteşem bir manzara eşliğinde yapılıyor. Çiftliğe girmek ücretli ve biz de sadece gezi amaçlı girdik. Fotoğrafta gördüğünüz gibi manzaraya söyleyecek söz yok. Buraya yüklemek için fotoğraflara bakarken, bir kez daha gördüm, o kadar çok kara batmışız ki anlatamam. Muhtemelen, bu fotoğrafı çekerken de belime kadar kar içinde olmalıyım, çünkü şöyle bir bakınca, etrafta duracak yer yok, öyle de bi durum.

Oldum olası köpekleri çok severim. Buradaki köpekleri gördüğümde, “bayıldım” dersem, yalan olmaz.

İki kişilik kızaklarda, husky köpekleri eşliğinde safari yapılıyor. Hayvanlara eziyet mi yapılıyor? Bakıcıların davranışları, hayvanlara çok sevecendi ve benim gördüğüm kadarıyla, koşmayı seven hayvanlar, mutsuz değiller, koştukları anda daha da mutlular gibi geldi bana.

Kızakların ön sırasındaki köpekler, komutlara en çok uyan ve en sakin köpekler oluyor, arkadaki diğer köpeklerde öndeki köpeği izliyor.

Bu şirin hayvanları sevmek için, safari turu almanız gerekiyor olsa da istedikten sonra, her koşul da bir fırsat bulunmuyor değil, aynı arkadaşın yaptığı gibi.

Gezdiğimiz çiftlik, gerek dolaşım, gerek hayvanların sevecenliği ve gerekse manzarası ile bugün de özlemle andığım yerler arasında.

Santa Claus Village (Noel Baba’nın köyü)

Noel Baba’nın, (Aziz Nikolas) Patara antik kent sınırlarında doğduğunu, din eğitimi aldığını, rahip olduğunu, Demre’de yaşamını sürdürdüğünü, burada öldüğünü ve mezarının 1087 yılında, İtalyan korsanlarca soyularak, İtalya’ya kaçırıldığını okumuşsunuzdur. Peki, nasıl oluyor da çocukluğumuzda bir şekilde yer bulan Noel Baba’nın köyü, binlerce km uzakta oluyor. Açıkcası ben buralara gelene kadar bilmiyordum. Pazarlama ya da ticari deha böyle bir şey olsa gerek. Bugün yüzbinlerce kişi, Noel Baba köyü için Rovaniemi’ye geliyor. Özellikle çocuklar için bir düşünsenize, kışın noel babanın köyüne gelmişsiniz, her yer karla kaplı ve ren geyiklerinin çektiği kızakta karlar içinde bir ormandasınız. Noel Baba ile sohbet edebiliyorsunuz, fotoğraf çektirebiliyorsunuz, çocuklarınızın Noel Baba’dan dileklerini duyuyorsunuz, değil çocuklar büyükler için bile ortam süper. Peki, Noel Baba imajı nasıl ortaya çıkmış merak ettiniz mi.? “Çok meraklı” diyeceksiniz ama doğrusu ben ettim. Noel Baba’nın, çizgi karakter olarak vücut bulmuş hali, hepimizin yakından bildiği bir içecek markasının reklam broşürleri sayesinde gelişmiş. Noel Baba’nın bugüne uzanan popüleritesinde, 1930 yılında Coco Colo firması için tasarlanan çizimlerin etkisi büyük olmuş. Hafif şişman, beyaz sakallı, kırmız elbise ve siyah çizmeler ile Noel Baba’nın modern imajı “dünyaya” bir reklam sayesinde yayılmış. Aşağıda ren geyiği dışında, kar motoruna binen Noel Baba, günün koşullarına adapte olmamış mı? Heybesi de tam arkasında.

Demreli Noel Baba’nın, Laponya’da nasıl hayat bulduğunu da merak ettim; 1927 yılında, Markus adında bir radyo programcısının “Santa’nın iyi arkadaşı olarak” Santa’nın gizli evinin, Laponya’da, şekli kulağa benzeyen, Korvanturi dağının arkasında olduğunu, bu sayede çocukların her isteğini duyduğunu söylemesi ile hikaye başlıyor. Bu yayın öyle ses getiriyor ki ülkenin dört bir yanındaki çocuklardan gelen mektuplar karşısında, özel bir posta merkezi dahi kuruluyor. Çocukların gücü işte, “hafife almayacaksın!” İlerleyen zamanda, buradaki potansiyeli gören yetkililer, 1985 yılında da Santa Claus Köyünü hizmete açıyor. Şu anda, dünyanın her yerinde bilinen ve yüz binlerce turiste ev sahipliği yapan bir köy; “Santa Claus Village” Noel Baba ile bir fotoğraf çektirmenin, 30 euro olduğunu varsayarsak sizce de akıllıca bir yatırım değil mi? Köyde aslında bir çok aktivitenin yanında, hediyelik eşya satın alabileceğiniz yerler, safari organizasyonları için ofisler ve turist danışma merkezleri, tabi biz kışın gittiğimiz için bir de kocaman kardan adamları var.

Köyün içindeki restorant, ilk kez geyik eti yediğim yer olarak aklımdan çıkmayacak. Değişik tadları sevsem de burada yediğim eti belki de pişmesinden beğenmedim. Özeti, bana göre geyik eti bitmiştir.

Köyün önemli bir aktivitesi de, Noel Baba’nın postanesi ve buraya her yıl 500 bine yakın mektup geliyor, Eğer ki siz de Noel Babaya mektup yazmak isterseniz “https://santaclausvillage.info/santaclaus/santa-claus-main-post-office/ adresinden iletişim bilgileri yanında ve diğer gönderim koşullarına da bakabilirsiniz. Dünyanın her yerinden atılan mektuplar, istekler buraya geliyor. Whatsaap, email vs. bir kenara, biraz da nostalji yapmak mı istiyorsunuz? Buradan sevdiklerinize, bir bedel karşılığı mektup ya da kartpostal attığınız zaman, gönderilerin üstünde, Santa Claus posta pulu ve Kuzey Kutup Dairesinin damgası basılıyor. İki şekide posta gönderiliyor, birinci seçenekte hemen, ikinci seçenekte de takip eden yeni yılda ulaşıyor.

Ben ikinci seçeneğe, yani yukarıdaki kırmızı kutuya karpostallarımı attım ve yaklaşık bir sene sonra yerine bir eksikle ulaştı. Yoğunluk bu kadar olunca, söylenecek fazla bir şey kalmıyor. Yukarıda anlattıklarımın hepsi güzel de asıl benim için önemli olan, bu köyün Kutup Daire Çizgisi üzerinde kurulu olması. Rovaniemi, kutup daire çizgisi üzerinde yer alıyor.

Kuzey Kutup Dairesi (66° 33′ 35’) çizgisini, Santa Claus köyünde temsili olarak geçiyorsunuz. Bu köydeki temsili çizgi, eğer kışın gider ve gündüz karla kaplı olduğu için gözünüzden kaçarsa, köyde bulunan “tourist information” yazılı binanın içinde de temsili çizilmiş hali varmış, “atlamayın” derim, sonra, benim üzüldüğüm gibi üzülüp, arkadaşlarınızın çektikleri fotoğraflarla avunursunuz. Bu arada gecesinde, ışıklandırma olan görüntüler izlediğim için gözünüzden kaçması pek olası olmaz sanırım.

Buz Otel

Buradan çok fazla fotoğraf paylaşmadım, farkındayım, çünkü anı fotoğrafları dışında fazla fotoğraf çekmemişim. Buz otel, Gezinin ilginç yerlerinden bir tanesi de buz otel. Kuzey bölgesinde, buz otelin olması, belki yörede yaşayanlar için olağan olabilir ama bizim gibi uzak diyarlardan gelenler ve öncesinde sadece fotoğraf ya da görüntüleri izleyenler için farklı bir deneyim. Baştan söylemem gerekirse, bu otelde kalmak, herkesin cesaret edebileceği bir iş değil. Otel, Aralık ayından Mart sonuna kadar kullanıma açık, sıcaklık derecesi devamlı eksi 5 dereceye ayarlanıyor, odalarda sadece yatak var, tuvalet dışarıda, bunun dışında içerisinde restaurant ve bar var ki masaları, oturma yerleri ve hatta bardakları buzdan. Her yıl farklı tasarımlarıyla yeniden yapılan bu oteli, fotoğraflarla anlatmak belki de daha kolay olacak.

Kilise,

Yemek salonu, her şeyden buzdan,

Yatak odası, kapı yok, dolap yok, banyo yok, wc yok.

Her yıl kendini yenileyen tasarımlarıyla karidorları.

Duvarlardaki konsept her yıl yenileniyor.

Konaklama hizmeti dışında, burada aynı zamanda sadece ziyaret ve yeme içme opsiyonları da mevcut,. Ayrıca, bu komplekste 360 derecelik cam tavanı ile her yeri görmenizi sağlayan otel konforunda Cam İgloos’da kalabiliyorsunuz. Kendi adıma, görmek evet ilginç ama kalarak deneyimlemeyi daha çok isterdim.

"Sitemizde köşe yazarı olarak yazı yazan tüm yazarlarımız yazdıkları yazı ve görüşlerden tamamıyla kendileri sorumludur. Köşe yazarlarının yazılarından dolayı İnternethaber Yayıncılık AŞ. (elmaelma.com) hiçbir şekilde yasal sorumluluk kabul etmemektedir."
1 Yorum
Muhteşem!.. Fotoğraflara ba-yıl-dımmmmm