Zihinsel detoks nedir ne düşünürseniz beyniniz ona inanır!

Zihniniz çevresel ve duygusal yönden artık sizi yoruyorsa, zihninizi rahatlatmak için bu yöntemleri uygulamanız gerekiyor!

Zihinsel detoks nedir ne düşünürseniz beyniniz ona inanır!
-A A+

Sürekli olarak zihninizden geçern bir takım düşünceler artık sizi yormaya başladıysa yeni bir yıla bomboş ve rahatlamış bir zihinle girmeye ne dersiniz? İnsan beyni, kişinin düşündüğü ve inandığı doğrultuda çalışıyor. Mutluluk ve mutsuzluğu ise yaşanılan olaylar değil, bu olaylara yüklenen anlamlar belirliyor. “Ne düşünürsek ve neye inanırsak beynimiz o yönde çalışır” diyen NPİSTANBUL Beyin Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, kişilerin yaşadığı olayların olumsuz etkilerinden farklı bir bakış açısıyla kurtulma yolları hakkında önemli bilgiler verdi!

“Öncelikle ‘zihinsel detoks’ demek geçmişi silmek, oradaki kayıtları yok etmek demek değildir” diyen İhsan Öztekin, “Geçmişte ne yaşadıysak yaşadık, her şey bir deneyimdi. O deneyimler bugün hâlâ bizi üzüyorsa, öfkelendiriyorsa, kendimizi kötü hissetmemize neden oluyorsa etkilerini değiştirmek gerekir. Bu değişim ile bugünümüzdeki ve gelecekteki olumsuz etkilerden kurtulmuş oluruz” dedi.

NE DÜŞÜNÜRSEK BEYNİMİZ ONA İNANIR! 

 Bizim mutlu ya da mutsuz olmamızı belirleyen yaşantılarımız değil, bu yaşadığımız olaylara yüklediğimiz anlamlardır. Bir olay bizde psikolojik açıdan çok olumsuz etkiler yapabileceği gibi, farklı bir bakış açısıyla bu olayın olumsuz etkilerinden kurtulabiliriz, hatta olumlu yönlerini yakalayıp kendimizi daha iyi hissedebiliriz.

ZİHİNSEL DETOKS İÇİN BEYNİNİZE FORTMAT ATIN!

Bugün bir sorun yaşıyorsak, bildiklerimizi uygulayamıyorsak, beyindeki bilgisayarı kullanmayı bilemediğimiz içindir. Yani ara sıra virüs temizleme programı gibi beyne format atıp yeniden programlayıp, güncellemek gerekir. Zihinsel detoksa bu açıdan da bakabiliriZ.

10 ADIMDA ZİHİNSEL DETOKS!

 Uzm. Klinik Psikolog İhsan Öztekin, zihinsel detoks yöntemleri ve faydalarını şu şekilde sıraladı:

KABUL EDİN!

 Kabullenme ile başlayabilirsiniz. Ayrılıklar, hastalıklar, ölümler hayatın gerçeği. Elbette çok derin acılar çekiliyor. Ancak yas süreci bittikten bir süre sonra bu durumu kabullenmek de gerekiyor.

AFFETMEYİN BİLİN!

Affetmek de kabullenmeden sonraki süreçtir. İlişkiniz bitmiş de olsa, halen ilişkinizi sürdürüyor da olsanız sizi üzmüş akraba, arkadaş, sevgili ya da eski sevgiliniz ya da eşiniz kim varsa hepsini affedin. Onlarla ilgili, onları hatırlatan ve gördüğünüzde kendinizi kötü hissettiğiniz hediye, fotoğraf, eşya ve mesajlardan da kurtulun. Geçmişinizle barışarak belki fark etmediğiniz ancak ağırlığını, yükünü senelerce taşımak zorunda kaldığınız ve bu nedenle sağlığınızı kaybettiğiniz tonlarca yükten kurtulup kendinizi hafiflemiş ve mutlu hissedeceksiniz.

OLUMSUZ CÜMLELERDEN UZAK DURUN!

Zihninizden geçen olumsuz düşünceleri yakalamaya çalışın. Kullandığınız kelimelere, cümlelere dikkat edin. 'Hayatımda her şey kötüye gidiyor' gibi cümleler kullanmak, olumsuz genellemeler yapmaktan kaçının.

 DEĞİŞİME İNAN!

 Her şeyin bir bilinci ve enerjisi vardır. Değişime yaşam alanınız olan evinizden başlayabilirsiniz. Size ağır gelen, iyi enerji alamadığınız eşya ve resimlerden kurtulun. Eğer çalışıyorsanız iş yerinizi de ihmal etmeden, orada da kendinizi daha iyi hissedebileceğiniz olumlu değişiklikler yapabilirsiniz. Bilgisayar ekranınızı da unutmayın. Telefonunuzda da kolayca ulaşabileceğiniz sizi iyi hissettiren, motive eden güzel görselleri tercih edebilirsiniz.

RENKLERİN GÜCÜNDEN YARARLANIN!

Renklerin gücüne inanın. Hepimizin kendimizi iyi hissettiğimiz renkler vardır. Ev dekorasyonundan giysilerin, aksesuarların renklerine, saç renginizden oje renginize kadar yaşamınızın her alanında sevdiğiniz renklerden faydalanarak kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz.

FELAKET SENARYOLARINI HAYATINIZDAN ÇIKARIN!

Hayatınızı felaket senaryoları üzerine kurmayın. Olabilecek en kötü ihtimalleri düşünmekten vazgeçin. Eğer böyle bir kişi olduğunuzu düşünüyorsanız ve ‘Ya şöyle olursa’ diye felaket senaryoları yazıyorsanız olayları değerlendirirken çok abartılı yorumlara giriyorsunuz demektir. Geçmişte kötü düşünüp gerçekleşmeyen veya gerçekleşip baş edebildiğiniz olayları aklınıza getirin. Böylece kötü senaryoların sizi korkutmasına ve hayatınızı olumsuz etkilemesine fırsat vermeyebilirsiniz.

KENDİNİ SUÇALAMAKTAN VAZGEÇ!

Yaşadığınız her olayda kendinizi suçlu ilan etmeyin. Öz güven eksikliğinize bir de suçluluk duygularını eklemekten vazgeçin. Hatalar, eksikler, yanlışlar hepimizde var. Önemli olan kendimizi suçlamadan bu eksikliklerimizin farkına varıp, bu yönümüzü güçlendirmeye çalışmaktır. Böylece kendimize olan güvenimizi de artırmış oluruz.

OLUMLU YÖNLERİNİ FARK ET!

 Olumlu yönlerinizi görmezden gelip olumsuz yönlerinizi abartmaktan vazgeçin. ‘Bu konuda başarılıyım, şu konuda kendimle gurur duyuyorum’ diyebilmelisiniz. Başarılarınızı dış sebeplere bağlama alışkanlığını bırakın. ‘Yüksek not aldım ama sınav kolaydı” yaklaşımlarından uzak durun. 

İYİ VEYA KÖTÜ DÜŞÜNCELERDEN UZAK DUR!

Kişileri ve olayları ‘ya iyi ya da kötüdür’ düşüncesiyle değerlendirmeyin. Yaşam, ‘hep ya da hiç’ üzerine kurulu değil. Siyah ile beyaz arasında gri tonlar da var. Hepimizin iyi ve kötü yönleri olduğu bir gerçek. Kendimizi de diğer insanları da bu şekilde kabullenmek, özellikle dostluk ve arkadaşlık ilişkilerimizde bize büyük bir avantaj ve yarar sağlayacaktır.

KENDİNİZE HEDEF VE HAYAL BELİRLEYİN!

Her zaman hayalleriniz ve hedefleriniz olsun. Hayattaki hedeflerinizi görselleştirin, hayal kurun. Beyniniz inandığınız bir şeyi gerçekleştirmeye programlıdır. Sizi mutlu eden şeyleri, hayallerinizi düşünün ve zihninizde yaşayın. Sabır ve azimle birlikte bir süre sonra bunları hayatınıza çektiğinizi fark edeceksiniz.

Zihinsel detoks ile zihninizi yeniden programlayın

Beynin yoğun Beta dalgalarından, sakin ve öğretici Alfa dalgalarına taşır. Zihni ve bedeni dinlendirir. Odaklanmayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Sağlıklı ve verimli düşünmeyi, hedef belirlemeyi sağlar. Motivasyonu ve yaratıcılığı artırır. Gereksiz yoğun düşünce akışını veiç konuşmaları keser. Enerjiyi doğru kullanmayı öğretir. Toksinlerden arındırır. Olumlu ve bağımsız düşünceyi artırır. Dinginlik ve dinçlik verir, bağışıklık sistemini güçlendirir.”