Neden her seferinde keşke diyoruz?

Zamanı sürekli olarak sorguluyoruz ama geriye dönüp baktığımızda avuç içimizden kayıp gitmiş mutluluklarımız için ne yapmışız ki?

Şeyda Odabaş
-A A+

Gün içerisinde durmaksızın koşturduğumuz işimizi, çevremizdeki kişilere verdiğimiz dil ucundaki sözler, avuç içi hayaller ve peşinden asla koşmaktan yorulmadığımız aşk! Ey aşk! Her şeyi zamana bıraktığımız halde zamanımızın olmadığını varsaydığımız yuvarlak bir topun üzerinde sürekli olarak debelenip duruyoruz...
Dilimizden hiç düşmeyen zaman! Takvimde durduğu gibi durmayan, günleri göstermelik olsun diye doldurmanın amacında, kalitesi düşük hayaller ve eylemlerin peşinde koşturuyoruz. Belki de tüm hayattaki en büyük lüksümüz bu... Arkasından da akışını bir türlü engelleyemediğimiz fakat zamana bırakılmış ''ah'' edilmeyi  hak eden bir çok eylem...

Yarının planlarını yapıyoruz yapıyoruz ama! Planlar gömlek ve ütü içeriyor hassas derecelerde!
Önceden biraz hassasiyet alıncada ara sıcaklar canımızı yakıyor haliyle.
Hergün aynı bozuk plak gibi olsada ''Yahuu bıraksana yakamı!'' diye bağırasım geliyorya neyse.. Ben Müzeyyen Senar değilim, olamam ki plak doğru yerden çalsın...
Madem girdik bir derin konuya sevgili okurum, birazda kalıplaşmış düşüncelerimiz üzerinden gidelim hadi!
Yaşlılığın en büyük düşmanı olan
''Keşke şunu da yapsaydım bee''li cümleler, ah şu keşkeler hiç bitmiyor değil mi? Bu durumda ''peki madem, neden yapmadın?'' diye de sorarlar adama,
işte o klişeleşmiş cevaplardan bir tanesi de ''eee zaman yetmedi ama ''lardır, ve akıbet yine aynı, yolun sonu aslaa değişmez.
Kimi zaman yaşanmışlığı güçlü bir aşk oluverir hayatımızda, kimi zaman da  sessiz bir ölüm...
Her zaman yapmamız gerekenler ve yapmak istediklerimiz arasındaki dengeyi bozan faktör aynı zamanda yıllanmış keşkelerimiz değil mi? O zaman bu konuyu şu şekilde avuç içine alıp toparlayıverelim! Lincoln Bernett bu konu üzerinde şöyle demiş, ''Rengi ayırt edecek bir göz yoksa, renk diye bir şey olamayacağı gibi, zamanı gösterecek bir olay olmadıkça bir an, bir saat ya da bir gün hiç bir şey değildir'' kısacası şu hayatta en çok aradığımız şey en az önemsenen, fazla düşününce kafayı yedirten bir kavramdan ibarettir...

Şeyda Odabaş'ı sosyal medyadan da takip edebilirsiniz

İnstagram-->   https://goo.gl/nzkPeq